Güzel Şeyler

Yazarlık mı? Popülarite mi?

Çok okuyan birisi olsam da ne yazık ki iş yazmaya gelince çok kolay olmuyor. Dolayısı ile yazarları eleştirmek te bana düşen bir durum değil. Ben sadece naçizane düşüncelerimi yazmak “belki biri okur ve daha iyi anlatabilir bu konuyu” diye yazmak istedim.

Sizi ortaokula götürmek istiyorum. Ben çok şanslıydım ortaokuldayken çok sevdiğim, çok iyi bir Türkçe öğretmenim vardı. “Çokta güzel olduğunu belirteyim :)”

Kendisi olmasaydı sanırım ben bir tane bile kitap okumazdım. Kapaktaki resim Gazap üzümleri — John Steinbeck kitabı. Bana en sevdiği kitap olduğunu ve mutlaka okumamı tavsiye etmişti. Ben üniversiteye kadar bir çok kitap okudum fakat bunu okumak aklıma gelmedi. Ta ki son sınıfta doğum günümde bir arkadaşım bana hediye edene kadar.

Kitabı bir yudumda okuyabilirsiniz, çok sürükleyici ve acı dolu.

Tabi ki ben bu yazıyı bu kitap için yazmadım.

Ortaokuldan üniversiteye kadar geçen zaman diliminde birçok yazarla tanıştım. Ayşe Kulin’ler, Ahmet Ümit’ler, Zülfi Livaneli’ler ve tabi ki Usta Yaşar Kemal.

http://goo.gl/zBzp2I

Yaşar Kemal gibi bir yazar bir daha gelir mi bilemiyorum.

Bu saydıklarım bir kaç tanesi sadece. Türkiye’de yetişmiş, benim de çok sevdiğim daha birçok yazarımız var.

2012 yılına kadar bir yazarın yeni bir kitap çıkarması ortalama 1–2 yıl arasında oluyordu.

Fakat 2012 yılından sonra, o zamana kadar okuduğum, sevdiğim yazarlara birden bir ilham geliverdi. 1 yılda iki kitap çıkarmaya başladılar. Hani biraz daha zorlasalar 3. Kitabı bile çıkartabilirlerdi.

Örneğin Ayşe Kulin o zamana kadar hep takip ettiğim yeni kitap çıksa da okusam dediğim biriyken, D&R gittiğimde “Aaa! Gene mi kitabı çıkmış” diye tepki vermeye başladım.

Sevdalinka — Ayşe Kulin

Örneğin sevdalinka veya adı aylin kitaplarındaki hazzı, son dönemde okuduğum hiç bir kitabında alamamamın nedeni de sanırım popülarite sendromuna yakalanan yazarların duygu hissi için değil de yazmış olmak için yazmaya başlamaları.

Yani yeni bir kitap, artık sadece yeni bir ürün olarak piyasaya çıkıyor. Ne yazık ki bu popülarite hastalığına her geçen gün yeni bir yazar katılıyor.

O yüzdendir ki en çok satanlar listesinde son çıkan kitaplar değil, ta 1943 te yazılan Sabahattin Ali’nin — Kürk Mantolu Madonna’sı, 2004 yılında yazılan Khaled Hosseini — Uçurtma Avcısı ya da Ağuz Atay’ın — Tutunamayanlar’ı var.

Dönem dönem yeni çıkan kitaplar ilk sıralara yükselse de çoğu zaman bir aydan daha fazla tutunamıyorlar.

Eee! zaten çok da okumayan bir toplumuz!

Leave a Reply